Kürtler neden sessiz? ( Ya Da BDP’nin Amerika ile İmtihanı! )

 

     Son günlerde oynanan uluslararası komplonun bir kolu da hiç kuşkusuz Kürtler

     Peki Kürtler ya da Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia eden BDP neden sessiz?

     Kürt Hareketi, ulusal bir mücadele olmasının verdiği “değişkenlik” ile geçmişte çok fazla “teknik” ve sonuçta da ideolojik değişim geçirdi.

    Ancak son süreçteki suskunluk kah Kürt Hareketi kah Türkiye Halklarının geleceği açısından ciddi manada endişe verici.

   Hatırlar mısınız bilmem ama – üzerinden çok zaman geçti ve Öcalan‘da da değişimler gördük fakat yine de hatırlatalım – Öcalan yakalanmadan önce “Türkiye gibi anti-demokratik bir kocadan boşanıp ABD gibi bir demokratik koca ile birleşmenin” daha mantıklı olacağını ifade etmişti geçmişte. Bu ifadede o günü koşulları için Öcalan – kendileri açısından doğru bir yöntem güdüyordu. ABD Irak’ta idi ve iki ülke ordusu arasında sıkışmak istemiyordu. 

   Yine de bugünlerdeki BDP suskunluğunu farkedince insan acaba demeden edemiyor.

   BDP acaba bu mücadeleyi kazanana göre bir taktik izleme siyaseti mi güdüyor demeden edemiyor insan.

   Ancak bunu es geçiyorum şimdilik ve son yıllarda yaşananları, el de edilen kazanımları görmezden geleceklerini sanmıyorum.

   Bunun nedeni olarak da Gezi eylemleri sırasında “ilkesizce” yan yana durdukları bazı faşist odakların Gezi’deki taleplerinden biri aklımıza geliyor. 

   Neydi o faşistlerin talebi?

  “Hükümet istifa etsin, CHP – MHP – İP milli bir hükümet kursun” idi!

   Bunu aklımızda tutalım ve son günlerde yargı eliyle gerçekleştirilen darbedeki “kararlara” bakalım.

   Gülen’in “dileği”ni bir çırpıda Balbay’ı serbest bırakarak ve ardından da 28 Şubat davasındaki herkesi salıvererek gerçekleştiren sözümona bağımsız yargı BDP’li vekiller için ne karar verdi?

   İçerde kalacaklar, dedi!

   Emsal teşkil eden bir karara rağmen “bu darbenin taraflarından biri olan yargı ve temsil ettiği iç-dış mihrakların” Kürt Hareketine karşı tavrı bu.

  Peki bu tavrı destekleyenler kim?

  Cemaatin abileri zaten elde. Diğerleri ise MHP – CHP – İP!

  Ülke zenginliklerini yine bir elitin eline devretmek isteyen her biri birbirinden kafatasçı bu ittifak kazanırsa ne olur?

  Her şey olur da barış olmaz!

  Peki eğer endişelendiğimiz gibi BDP “kazanan tarafa göre taktik belirleme” nedeni ile susuyorsa acaba ne kadar haklılar?

  Ne kadar samimiler barış konusunda?

  Bu sürece müdahil olursak Ak Partiye destek vermiş oluruz demek gibi basit düşünecekler ve sessizlikleri sürecek ve Kürt Halkını tekrar karanlık Türkiye’nin faili meçhullerine, infazlarına ve savaş koridorlarına sürükleyeceklerse eğer tamam sussunlar.

   Eğer “savaş olursa halkla bütünleşir daha da güçleniriz mantığı” geliştirip Kürtler ve Türkler acı çekerken kesif ve aşağılık ölüm ajitasyonu ile Beyaz Türkler gibi bir “Beyaz Kürtler” icad edeceklerse “ABD gibi demokratik bir koca ile” nikahlanabilirler!

  Eğer bu kadere razı gelmeyeceklerse, kan görmek, düşmanlık psikolojisi ile delirmiş iki halk görmek istemiyorlarsa; tekrar OHAL’ler, yakılmış köyler, fakirlik görmek istemiyorlarsa öncelikle Kürt Halkı ve onun özelinde de BDP harekete geçmeli! Küçük siyasi hesaplar yaprak günü kurtarırken geleceği yitirecek hamlelerden kaçınmalı!

  Bu operasyonlarla hepimizin geleceği ipotek altına alınmak isteniyor, uluslararası troyka bu topraklara zulmü getirdiğinde Kürt Türk ayrımı yapmayacak!

  Acımız ortak olacak! Ama suçu birbirimize atacağız! Eski kısır günlerdeki gibi!

  Artık Kürtler susmamalı!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s